DAHA ÇOK DOLARA, DAHA AZ İTHALAT YAPTIK
Necdet Ergün
necdetergun@kibrisgazetesi.com
21 Kasım 2007
Evvela geç de olsa, duyumlarımıza göre 2006'da öngörülen % 7,6'lık büyüme rakamının,2006 yılı gerçekleşmelerine göre, neredeyse % 13'ler seviyesinde çıkacağını söyleyelim. 2006 ve 2007 ile ilgili büyüme rakamlarına daha sonra değineceğiz.
Bildiğiniz gibi, bir süre önce, 9 aylık ithalat rakamları açıklandı, fakat o vakitlerde gündem yoğun olduğu için açıklanan ithalat rakamlarının ekonomik açıdan ne ifade ettiğini yorumlama fırsatımız olmamıştı.
Ne yazık, ekonomi medyacılığının ve editörlüğünün olmadığı ülkemizde, haliyle açıklanan dolar bazındaki 9 aylık ithalat rakamları kamuoyunda yanlış tartışmalara ve yorumlara neden oldu.
Kuzey Kıbrıs ekonomisinde ithalat ile büyüme arasında doğru orantılı ve güçlü bir korelasyon var. Gerçekleşen ithalat verileriyle (fiyatların içinde), önceki 9 aylık ekonomiyi ve yakın geleceği yorumlamaya çalışalım.
2006 ve 2007, 9 aylık kümülatif ithalat rakamları, meblağ olarak dolar ve YTL bazlı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
YIL9 Aylık YTL 9 Aylık USD20061,446,544,0031,007,385,85320071,369,658,6381,022,449,187
Ekonomi editörlüğünün ve gazeteciliğinin olmadığı medyamız, haliyle 2007 rakamlarını dolar bazında 2006 rakamları ile kıyas yaparak % 1,5 civarı arttığını söyleyerek kamuoyuna duyurdu.
Tabii ki, ilk etapta herkesin kafası karıştı. Çünkü, ekonomide büyüme hızının göreli düştüğü ve kısmi bir konsolidasyon sürecinde olduğumuzu konuştuğumuz bir dönemde, "ithalat rakamlarının analiz edilmeden, sadece dolar bazlı sunulması, demek ki işler tıkırında" yönünde piyasada yanlış algılamalara ve yorumlamalara neden oldu.
Madem, dolar bazında geçen yıla göre toplamda daha fazla ithalat yaptık; o vakit, piyasadaki aktörler, kendi pozisyonları ile ilgili bir sorun var diyerek, birey ve şirket bazında pozisyon değerlendirmesi yaptı.
Çünkü, birey ve şirket bazından bakıldığında, ilk 9 aylık gerçekleşmelerde geçen yıla göre bir çok sektörde (bazıları hariç) satışlarda göreli reel azalma veya en kötüsü önceki yıla göre başa baş bir durum vardı. Elbette, reel artış yaşayanlar da var.
Üstelik, şu sıralar, bireysel bazda Güneyden gerçekleştirilen ticarette göreli artış yaşandığını da konuşuyoruz. Dolar bazlı ithalat rakamlarına baktığınızda, demek ki, ekonominin gelirler tarafında bir sorun yok. Ortada müthiş bir talep var.
Bir taraftan ithalatımız arttı, öte yandan da Güneyden artan bir oranda ticaret (ithalat sızıntı) yapıyoruz, gibi bir sanal tablo var. Tabii, bir miktar toptan Kuzeyden yaptığımız ithalatın, yön değiştirerek perakende (hatta toptan) Güneyden yapılır olduğu da bir gerçektir.
Gerçek şu: 2007 Ocak-Eylül ithalat rakamlarına baktığımızda, "daha çok dolar vererek, daha az miktarda ithalat yaptık". Yani, meblağ değil, fiziki miktar bakımından daha az ithalat yaptık. Bu durumda Güney sızıntısına (tüketici açısından refah artışıdır) rağmen, göreli "refah ve tüketim azalışı" yaşadık.
Daha az ithalatın bir kısmını "stok" fazlalığı ile de açıklayabiliriz. Ama özellikle ekonomideki büyümeye ve kişi başı gelir artışına paralel trend sergileyen "akaryakıt ithali ve tüketiminin", geçen yıla göre hem litre bazında, hem de dolar bazında kayda değer miktarda azalmasını, herhalde ekonomideki büyümenin yavaşlaması ile açıklayabiliriz.
Ayni şekilde, araba ve beyaz eşya ithal sayısı azaldı, bazı inşaat malzemeleri ve hammadde miktarları da azaldı vs... Dolar bazında sanal ithalat artışımızın açıklaması şu;
1-Türkiye'den YTL cinsli ithalatımızda Dolar Etkisi
İthalatımızın % 70'ini yaptığımız Türkiye ile ithalatta kullanılan para birimimiz TL, DOLAR ve EURO'dur (EURO düşmanlarına duyurulur). Neredeyse yarısını da, Dolar ve EURO ile fiyatlıyoruz. Bu dönemde YTL ile fiyatlanan ithalatımız, doların değer kaybı ile dolar bazında yüksek görünmüştür.
Fakat, fiziki mal ithalatımız, istisnai kalemler hariç genelde azalmıştır. Elbette, Türkiye'den yaptığımız ithalatta bazı kalemlerde (TL ve dövizle fiyatlanan) yaşanan birim fiyat artışı da dolar bazlı artışta etkili olmuştur.
2-III. Ülkelerden Yaptığımız İthalatta, "Dolar ve Hammadde Fiyatlarının Etkisi"
Burada iki tür etkinin varlığından bahsediyoruz. Hem doların diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesinden, hem de dolarla fiyatlanan çeşitli hammadde fiyatlarının birim fiyatlarında dolar bazında önemli artışların yaşanmasından dolayı ithalat miktarımızın etkilenmesinden bahsediyoruz.
Akaryakıt ve inşaat sektöründe kullanılan hammadde kalemlerinde (demir, bakır vs) dolar bazında ciddi artışlar olmuştur. Bilahare, dolara karşı değerlenen Yen, Euro, Yuan, Sterlin gibi para cinsleri ile yapılan ithalatta da dolar bazında sanal bir artış görünmektedir.
Son tahlilde, hem diğer para birimlerinin dolara karşı değerlenmesi (TL dahil), hem de hammadde fiyatlarındaki artışlardan dolayı; "ayni miktarda hatta daha az ithal malı, daha fazla dolar ödeyerek aldık."
Ve bunun ekonomi dilinde karşılığı şudur. Uzun bir süreden beri, mikro gözlemlerimize ve birey davranışlarına bakarak ortaya koyduğumuz büyümede göreli tempo kaybı, bu yılın 9 aylık ithalat verileri ile tescil edilmiştir.
Artık, geçen yılın aynı dönemine göre, göreli bir talep düşüşü (Güney sızıntısını da dikkate alarak) ve refah kaybı yaşadığımız, geriden gelen ithalat verileriyle ispatlanmıştır.