GİAD’IN KONFERANSINDA DÖVİZ KONUŞULDU
Kuzey Kıbrıs Genç İşadamları Derneği (GİAD)’ın düzenlediği “Dalgalı Kur Rejiminin Finans Piyasaları ve Ekonomi Üzerine Etkileri” konulu konferansta, döviz konuşuldu.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası Mustafa Çağatay Konferans Salonu’nda dün akşam yer alan konferansa, Türkiye’deki Başkent Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü öğretim üyesi Kamil Sertoğlu ve Başkent Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi Bankacılık Bölümü öğretim üyesi Şenol Babuşcu konuşmacı olarak katıldı.
Yaşanmakta olan ekonomik durumun analizini yapan Kamil Sertoğlu, dövizdeki dalgalanmayı “eğer denizde gidiyorsak, dalgalanmamız normaldir” cümlesiyle açıkladı.
Yüzde 5 enflasyon ve yüzde 5 büyüme hedefiyle hareket edip “herşey güllük gülistanlık giderken”, bir anda ana hedeften ciddi şekilde sapılarak yüzde 9.86 enflasyon rakamının görüldüğünü ve çift rakamlı enflasyonlara gelindiğini anlatan Sertoğlu, enflasyonun çift rakamlı çıkacağını söyledi.
Türkiye’de siyasi bir istikrar yaşanıp seçimlerden tek parti hükümetinin çıktığını, hükümetin IMF’den de destek alarak beklentiler dışında bir program açıkladığını belirten Sertoğlu, bu beklentilerin uluslararası ve yerel sermaye tarafından satın alınmaya başlandığını, beklentilerin de olumluya dönmesiyle ülkeye dövizin ve paranın girdiğini, dövizin ve faizlerin düştüğünü, milli gelirin toparladığını söyledi.
“Ve bu olumlu havanın sürdüğü 3 yıl boyunca, cari açık sırıttı ve her geçen gün, her geçen ay, sırıtmaya ve rekor kırmaya devam etti” diyen Sertoğlu, Türkiye’de dış ticaret açığının, 2005’in ilk 4 ve 2006’nın ilk 4 ayı arasında yüzde 50 artış gösterdiğini kaydetti ve “gelişmiş ülkede trendden yüzde 5 sapma olsa ortalık karışır” dedi.
Sertoğlu, cari açığın, “Türkiye ekonomisinin yapısal sıkıntıları” ile “herhangi kötü bir durumda krizi veya beklentisini tetikleyen sebeplerden” kaynaklandığını açıklayarak, “Merkez Bankası’nın uyguladığı ucuz döviz, yüksek faiz politikası yüzünden, birinci birinci zaten sistemin kendisi sakat, sürdürülebilir değil” şeklinde konuştu.
Sıcak para girişinin oldukça fazla olduğu Türkiye’de, 15 Milyar Dolar doğrudan yabancı sermaye girişi bulunduğunu hatırlatan Sertoğlu, şöyle devam etti:
“Türkiye ekonomisinin yeterince büyük olmamasından dolayı, borsaya 9 milyar doların girmesi ve 15 milyar dolar yabancı sermayenin girmesi, ekonomik göstergeleri çok etkiliyor, büyük olsa fazla etkili olmayacak, ama trilyon doların hergün gidecek kapı aradığını düşünün, ama bu küçük miktar, yani 70 milyar dolar maalesef milli gelir, devletin borçlanma oranı vesaire bütün göstergeleri uçuruyor.
Bu süreçte Merkez Bankası, hiç birşey yapmıyor, çünkü zaten az gelişmiş ülkelerin en büyük sıkıntısı merkez bankasının görevleri...Türkiye’de bugün yasada belirtilen tek bir görevi var ‘enflasyonu hedeflemek ve enflasyonu tutturmak’, bunun dışında bir görev üstlenmesi zaten yasal değil, görevleri sınırlanmış. Bu süreçte bunları seyretmekle kalıyor.”
--“DOLAR 1.56...DİNLENİYOR MU TEKRAR ZIPLAMAYA MI HAZIRLANIYOR”--
2005 yılı için Türkiye’de 1 Dolarlık ihracat yapabilmesi için 65 sentlik ithalat gerektiğine işaret eden Sertoğlu, daha önceki yıllarda bunun 40-45 sent civarı seyrettiğini, bunun da bugün itibarıyla büyük bir çarpıklık olduğunu söyledi.
“Döviz bugün 1.56 civarında. Kimisine göre dinlenmekte, kimisine göre durakladı veya bir sonraki zıplama için nefesini toplamakta” diyen Sertoğlu, bu süreçte turizmde rezervasyonların arttığını, araba elektronik, cep telefonu vs. gibi taleplerin “ip gibi kesildiğini” ve talebi erteleme yaşandığını söyledi ve yakın zamanda Türkiye’deki talep enflasyonunun, maliyet enflasyonuna döneceğini kaydetti.
--“BU YAZ SICAK GEÇECEK”--
Dövizdeki artışın sebebinin iç siyasetteki kavgalar olmadığını söyleyen Sertoğlu, dış kaynaklı sebepler olduğunu da hatırlattı ve dünya ekonomisinin petrol fiyatları ve yükselen enerji maliyetleri sebebiyle meydana gelen enflasyonist açığın (baskının) etkili olduğunu belirtti.
Amerikanın savaş dolayısıyla yaşadığı rekor bütçe açığını ve oluşan enflasyonist baskıyı bertaraf etmesi için, başta Amerikanın, faiz artımına gittiğini, faizlerin yüzde 2’lerden yüzde 5’lere çıktığını, önümüzdeki günlerde de Avrupa Merkez Bankası’nın faizleri yüzde 3’e çekmesinin beklendiğini söyleyen Sertoğlu, “dışarıda da bu işi tetikleyen unsurlar var, yani işte ‘bu laiklik kavgası olmasaydı, işte o
vurulmasaydı, bu öldürülmeseydi’ bunlar olmayacak mıydı? Yine olurdu. Peki bundan sonra ne olacak... Kesin olan tek bir şey var bu yazın sıcak geçeceği” şeklinde konuştu.
Sertoğlu’nun ardından, Başkent Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi Bankacılık Bölümü öğretim üyesi Şenol Babuşcu, “Dalgalı Kur Sisteminin Ekonomi ve Finans Piyasalarına Etkileri” konulu sunumunu gerçekleştirdi.
Konferans, “ ‘Dolar yarın sabah ne olur?’ falının bakıldığı” soru-cevap bölümünün ardından son buldu.