‘Rum yönetiminin önlemleri onur kırıcı’
Genç İşadamları Derneği, Güney Kıbrıs’a geçişlerde Rum yönetiminin Kıbrıslı Türkler’e yönelik uygulamalarını “onur kırıcı” ve “güvensizlik yaratıcı” olarak nitelendirdi.
GİAD, Rum tarafının söz konusu tutumunun, amaçlı olarak KKTC turizm sektörünü hedeflediği uyarısında da bulundu.
GİAD Yönetim Kurulu bugün yaptığı yazılı açıklamada; Kıbrıslı Türklere sınır kapılarında potansiyel birer hastalık taşıyıcı muamelesi yapılmasının, 1974 öncesi dönemin barikat denetimlerini hatırlatmaya başladığı ifade edildi.
Açıklamada, bunun, iki toplum arasındaki yakınlaşma ve işbirliği arayışlarını olumsuz etkileyecek ciddi bir risk yaratmakta olduğuna da dikkat çekildi.
Tüm dünyada ve KKTC’de Kuş Gribi hastalığına karşı ciddi önlemler alınmış olduğunu anımsatan GİAD Yönetim Kurulu, Rum yönetminin ise, gerçekci tedbirler almak yerine, her geçen gün artan bir dozda, Kıbrıslı Türklerin güneye geçişlerine yönelik “Kuş Gribi önlemi” adı altındaki uygulamalarının maksadı aştığını vurguladı. Açıklamada şöyle denildi:
“Kuş Gribi hastalığı ile ilgili olarak KKTC, çok ciddi önlemler alıp, denetimleri ülke genelinde sistematik bir şekilde sürdürmektedir.
Buna karşın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, basına da yansıdığı üzere, konuyla ilgili hiçbir ciddi önlem almamış, denetim yapmamıştır.
Hiçbir deniz ve hava limanından girişlerde uygulanmayan, hatta kara kapılarında kendi yurtaşları ve üçüncü ülke yurttaşlarına uygulamadığı önlemleri sadece Kıbrıslı Türklere uygulaması ne akıl ne de mantıkla açıklanamaz.
Otomobillerde pişmiş veya çiğ tavuk aramak, hatta yedek lastiklerin içini Kuş Grbi’nden muzdarip tavuk aramak için denetlemek, trajikomik bir yaklaşımdır.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bu komik ve aynı zamanda trajik Kuş Gribi ‘önlemleri’, Kıbrıs Türkleri’nin onurunu kırma ve ekonomik kalkınmasına yönelik planlı bir davranış olduğu aşikardır. Meselenin sosyal boyutu, son derece üzücüdür. İki toplum arasında işbirliği, yakınlaşma, uzlaşma arayışlarının diplomatik düzeyde, uluslararası boyutta zemininin arandığı bir aşamada, bu tip kötü niyetli, ön yargılı yaklaşımlar güdülmesi yapıcı olarak addedilemez. Kıbrıs Türklerine sınır kapılarında potansiyel birer hastalık taşıyıcı muamelesi yapılması, 1974 öncesi dönemin barikat denetimlerini hatırlatmaya başlamıştır. Bu, iki toplum arasındaki yakınlaşma ve işbirliği arayışlarını olumsuz etkileyecek ciddi bir risk yaratmaktadır.
“Meselenin esas hedefi ekonomik odaklı”
Meselenin esas hedefinin ekonomi odaklı olduğu aşikardır. Her platformda KKTC’yi ‘işgal alatındaki yasak bölge’ olarak dayatmaya çalışan resmi Kıbrıs Rum ideolojisi, Kuş Gribi bahanesi ile yeniden hortlamış, sınır kapılarındaki anlamsız ‘Kuş Gribi önlemleri’ dünyaya ve turistlere ‘KKTC hastalık potansiyeli yüksek, geri kalmış bir bölgedir’ imajını vermeye ve dolaylı olarak KKTC turizmini baltalamaya yöneliktir.
GKRY, Kıbrıs içerisinde KKTC ile ilişkili mal, hizmet ve insanların serbest dolaşımını mümkün olduğunca kısıtlayarak, KKTC ekonomisini çökertme politikasına yeni bir uygulama daha eklenmek çabasındadır.
Bu anlamsız uygulama ile, Rum kesiminde çalışan Kıbrıslı Türklerin her gün sınır kapılarında boş yere vakti çalınmakta, bu da verim kaybına yol açarak Rum ekonomisine de dolaylı olarak olumsuz yansımaktadır.
Ülke ekonomisinin temel direklerinden biri olan turizm sektörünü Kuş Gribi bahanesi ile vurmayı amaçlayan sınır kapılarındaki anlamsız uygulamayı sürdürmek yerine, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni; tüm Kıbrıs’ı risk altına sokacak duyarsızlığına, ilgisizliğine son vererek, özellikle kuşların göç yollarında olan sulak bölgelerde Kuş Gribi hastalığına karşı denetim yapmaya ve önlem almaya; güney de bulunan ticari odaklı sivil toplum kuruluşlarını da hükümetlerini, kuş gribi konusunda daha tutarlı bir önlem almak ve KKTC ile ekonomik ve ticari işbirliğini baltalamak yerine, geliştirmeye ikna etme gayretleri içinde bulunmaya davet ederiz.”
Kamuoyuna Saygılarımızla duyurulur.
Sunat Atun
Giad Yönetim Kurulu(a)
Başkan