Kuzey Kıbrıs Genç İşadamları Derneği, hükümeti sendikal baskı zorunluluğu altında maaşlara suni artış yapmamaya ve maliye bakanlığını da kamu sektörü - reel sektör odaklı çalışmaları dengeli olarak yürütmeye davet eder. Maliye bakanının cemaatçi anlayışla değil, cemiyetçi felsefe ile hareket etmesini beklemekteyiz.

 

Ülkemiz finans kaynakları kamu bütçesinin sorumluluğu altında bulunan her kesime adil, dengeli ve ekonomik akıl dahilinde dağıtılmalıdır. Bu felsefe ile ilgili tüm tarafların haklarına halel gelmemesi sağlanmalıdır.

 

Tüm halkçı ve demokratik toplumlarda yerleşmiş olan “bütçe hakkını sorgulama” teamülü sadece direkt mağduriyet karşısında değil, dolaylı yansımalarının hesaba katılması ile tüm kamuoyu önünde cereyan etmelidir. Bu nedenle, kıt kaynakların bir araya toplanmasıyla tesis edilen Kktc bütçesinin en verimli şekilde kullanılması nın sağlanılması Maliye bakanlığının; bu anlayışla kullanılmış olduğunun takibi ve sorgulaması ise tüm toplumun sorumluluğunda olmalıdır.

 

Maliye Bakanlığının Sendikal baskı altında kalarak suni artış yapmasını benimsememiz mümkün değildir. Hükümetin kitlelerin yaptırım gücüne boyun eğerek sosyal ve ekonomik akla aykırı, dengesiz uygulamalara başvurması toplum içerisinde hem sosyal hem de ekonomik dengelerin bozulmasına yol açacaktır. Ayni çerçevede, özel sektör temsilcileri ile temas etme zamanı bulamayan Sn.Maliye bakanının; ekonominin bütününe konsantre olmak yerine kamunun bir kesimine bu derece dengesiz şekilde vakit ayırması da anlaşılır değildir. Bu bağlamda, maliye bakanının, cemaatçi anlayışla değil, cemiyetçi felsefe ile hareket etmesini beklemekteyiz.

 

Hükümet, geleceğe yönelik altyapı yatırımları ile kobileri işletme ve yatırım kredileri ihtiyacını ve beklentisini görmezden gelerek; ağır vergi yükü altında ezilen reel sektörden topladığı kaynaklar ile belirli çevrelere hayat pahalılığının da üzerinde gelir artışı yapmaya yönelmemelidir.

 

Mevcut sorunlar göstermiştir ki, sendikal baskının sonucunda bütçe dengesizliği genişleme riski ile karşı karşıyadır. Bu dengesizliğin iç borçlanma yoluna gidilerek finanse edilmesi demek, hem bugünün, hem de yarının nesillerinin refah düzeylerinden çalınması; bunun yanında da ivedi ve yoğun yatırım gerektiren enerji altyapısı, yol, su ve iletişim altyapısı vb. gibi toplumun ortak ihtiyaçlarının karşılanacağı kaynaklardan eksiltilmesi anlamı meydana çıkmaktadır.

 

Maaş ölçeklerinin ve de terfilerin belirlenmesinde performans takip yönetimi uygulanmalıdır. Bunun yanında, maaşlarda Avrupa standadı talep edildiği gibi; verilen eğitimin hem kalite hem de süre olarak dünya standardını yakalaması gerekmektedir. Grevler ve alçaltılan sosyal değerlerle bertaraf edilen eğitim kalitesi; hem siyasi hem de ekonomik gelişimimizin en önemli dinamiklerinden biri olan eğitimli insan gücünü zayıflayıcı bir unsur haline gelmemelidir. Maliye bakanlığı ücret artışlarını görüşürken, yasaya aykırı olarak yürütülen özel ders faaliyetlerinin kayıt dışı ekonominin bir unsuru olduğu gerçeğini de tedbirleri ile masaya yatırmalıdır. Ayni bağlamda, örgütlü eğitim kesimi de; yasaya aykırı olarak yürütülen özel derslere yönelik tedbirlerin alınması, ders saatlerini dünya standartlarına yükseltmek ve eğitimi kalitesini yükseltmek yönünde çalışmalıdır.

 

Mevcut durum hem ekonomik hem de sosyal dengeler yönünden büyük tehdit içermektedir. Maliye bakanını, ideolojik bağları değil ekonomik aklı kullanarak hareket etmeye ve gelecek nesillere hesabını veremeyeceği uygulama içerisine girmemeye davet ederiz.

 

Saygılarımızla,

 

Sunat Atun

Giad Başkanı

 

Lefkoşa, 14 Mart 2006