Asgari ücret ve istihdam politikalarına ilişkin Basın Açıklaması (26.07.2008)

Bilindiği üzere, ardı ardına gelen zamlarla ekonomimiz batağa sürüklenmektedir. İktisadi üretim faktörleri üzerindeki maliyet baskısı da giderek artmaktadır. Ülkemizde akaryakıt fiyatlarının, dünya borsa fiyatına göre dengelendiği söylenmektedir. Ancak son 10 gündür petrol borsalarında meydana gelen düşüşe rağmen, ayni dönemde akaryakıta yine zam yapılmış olması, izlenen fiyatlandırma politikasının dünya fiyatları ile paralel gitmek değil, bütçe açıklarına kaynak yaratmak amacı taşıdığı aşikardır. Tüm bu zamlar mal ve hizmet üretimini daraltmakta ve enflasyonu körüklemektedir. Gerek mal gerekse hizmet üretiminde çevre ekonomilerle rekabet edebilmek zamlarla değil özel sektorun kalkındırılması ile sağlanabilir.

Ülkemizde istihdam unsurları da göreceli olarak pahalıdır. Tam bir yıl önce, asgari ücret tartışmalarının yapıldığı dönemde Çalışma bakanlığına çağrıda bulunarak,asgari ücret kriterlerinin yeninden belirlenmesi ve sektörel bazda asgari ücret uygulamasına geçilmesi yönünde çağrıda bulunmuştuk. Çalışma bakanlığı, reel sektörden gelen bu çağrıları değerlendirmek ve hem çalışan hem de işveren için sorun teşkil eden bu modeli yeniden yapılandırmak yerine, sorunlara sırtını dönmeyi yeğlemiştir.

Maaşlı çalışanların gelir duzeyinin reel olarak artmasini duz mantikla asgari ucret artisi ile gormemek gerekir. Ücretlerin yukselmesi ile zaten yuksek vergi baskisi altinda olan özel sektörün mal ve hizmet üretim unsurlarinin maliyeti daha da artacaktir. bu nedenle, asgari ücret konusuna global olarak yaklasilmalidir.

Bu nedenle sistemin yeniden yapılandırılması, bu şekilde hem işveren üzerindeki maliyetin düşürülmesi, hem de çalışanın reel gelirinin artırıması sağlanmalıdır.

İstihdam üzerindeki vergilerin dünyada görülmeyen yüksek düzeyde olması; reel istihdam maaliyetlerin pahalı hale gelmesine ve dolayısıyle çalışan başına düşen averaj verimin azalmasına yolaçmaktai diğer taraftan ise maaşlar üzerinde baskı oluşturmaktadır. KKTC’de istihdam üzerindeki vergiler %34 olmakla birlikte, Güney Kıbrıs’ta %18, farklı coğrafyalar ele alındığında ise ABD: %12, İrlanda: %6, Luxemburg: %9 düzeyindedir. Bu rakamlar istihdam üzerindeki vergilerin uygar ülkelere nazaran ne kadar yüksek ve sürdürülebilir olmadığını ortaya çıkarmaktadır. 

İstihdam üzerindeki vergilerin (s.sigorta, ihtiyat sandığı ve gelir vergisi) süratle indirilerek, aradaki marjın reel sektöre kazandırılması gerekmektedir. İstihdam üzerindeki vergilerin yüksek olması, hem maaşların reel olarak artmasına, hem de istihdam hacminin genişlemesi üzerindeki en büyük engeldir.  Batık fonların ve rastonelce yönetilmeyen bütçenin yükünün halkın belirli bir kesimi üzerine yıkılması kabul edilebilir değildir. Bu nedenle Çalışma bakanlığının cesaret gösterek vizyon ve reform içeren uygulamalara yönelmesi gerekmektedir.