Cumhurbaşkanı TALAT’ı ziyaretimizde vurguladık: “Kıbrıs’ta varılacak bir anlaşmanın yaşayabilirliğinin KKTC’nin ekonomik gücüyle doğru orantılı olduğundan siyasi alanda sağlanacak gelişmenin ekonomik kalkınma ile desteklenmesi şarttır. Bu nedenle KKTC, yatırımcılar için çekim merkezi haline getirilmeli.”
08-02-2006
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Genç İşadamaları Derneği’nde Genel Kurul’un ardından yönetime gelen Sunat Atun başkanlığındaki Yönetim Kurulu Üyeleri’ni kabul etti.
Görüşmede ilk sözü alan GİAD Başkanı Sunat Atun, Cumhurbaşkanı Talat’a, derneğin siyasi ve ekonomik vizyonu hakkında bilgi vermek ve alınması gereken ekonomik tedbirler konusundaki görüşlerini aktarmak istediklerini söyledi.
Yönetime yeni gelmeleri dolayısıyla bu ziyaretin bir anlamda nezaket ziyareti niteliği de taşıdığını belirten Atun, derneğin yakın gelecekteki faaliyetleri hakkında Cumhurbaşkanı’na bilgi verdi, Haziran ayı içerisinde kendilerinin ev sahipliğinde yapılacak ve Türk-Avrupa İşadamları Konseyi’nin de katılımıyla gerçekleşecek olan geniş çaplı oluşuma işaret etti, ancak bu konuda detay vermedi.
--“ÇEKİM MERKEZİ HALİNE GELMELİ”--
Konuşmasında, Kıbrıs’ta varılacak bir anlaşmanın yaşayabilirliğinin KKTC’nin ekonomik gücüyle doğru orantılı olduğuna dikkat çeken ve bu nedenle ülkenin ekonomik açıdan güçlenmesi gerektiğinin altını çizen Atun, siyasi alanda sağlanacak gelişmenin ekonomik kalkınma ile desteklenmesinin şart olduğunu vurguladı. Sunat Atun, “Siyasi gelişim yanında ekonomik gelişimin de olması bizim için esastır. Siyasi gelişimimizin kalıcılığı da ancak ekonomik düzeyimizin yükseltilmesinden geçer” dedi.
KKTC’nin dış siyasette Türkiye ile birlikte izlemekte olduğu politikayı desteklediklerini ifade eden Atun, “Kıbrıs Türk halkının kazanılmış haklarına ve iki devletliliğe dayanan siyasi eşitlik temeli üzerinde kurulacak bir barış ortamından yana olduklarını” kaydetti. Sunat Atun, KKTC Devleti’nin Rum tarafına barış elini uzatmasını takdirle karşıladıklarını da kaydetti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dış yatırımcılar için çekim merkezi haline gelmesi gerekliliği üzerinde duran Atun, gerekli yatırım iklimlerinin sağlanması halinde Kuzey Kıbrıs’ın dış yatırımcılar için bir çekim merkezi haline gelebileceğini söyledi ve bu konudaki görüşlerini Cumhurbaşkanı Talat’a aktaracaklarını ifade etti.
--TALAT: “GİAD’IN EKONOMİYE DESTEĞİ SON DERECE ÖNEMLİ“--
Atun’u dinledikten sonra söz alan Cumhurbaşkanı Talat, GİAD’ın yeni seçilen yönetimine çalışmalarında başarılar diledi.
GİAD’ın köklü ve toplumda her zaman ses getiren bir kuruluş olduğunu ifade eden Talat, derneğin ülke ekonomisine bundan sonra da vereceği desteğin son derece önemli olduğuna işaret etti. Cumhurbaşkanı
Talat, “Genç İşadamları Derneği olarak sizlerin ekonomideki payınız, ekonomiye vermeniz gereken destek son derece önemlidir, gereklidir ve yararlıdır” dedi.
Ancak ekonomisi güçlü olan bir devletin, kendi kurumlarını da çağdaşlaştırabileceğini, halkına en iyi hizmeti verecek duruma getirebileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Talat, “Sosyal devlet fonksiyonlarını yerine getirebilmek için güçlü bir ekonomiye ihtiyaç olması nedeniyle bu son derece önemli bir konudur” dedi.
Kurumları güçlü bir devlet yapısına çok büyük ihtiyaç olduğuna vurgu yapan Talat, “Bu hem çözümsüzlük ortamında hem de çözüm şartlarında ihtiyacımızdır. Çözüm şartlarında birleşmenin eşitler arasında ve dengeli bir şekilde olabilmesi için ve Kıbrıs Türk Halkı’nın siyasi eşitliğini tam anlamıyla, fiilen güvence altına almak için gereklidir” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs’ta yeniden birleşmenin eşitler arasında olması gerektiğini vurguladı.
Talat, “Biz, Kıbrıslı Türklerin ve Rumların siyasi eşitlik temelinde birleşmesini savunuyoruz. Bu birleşme, eşitler arasında bir birleşme olacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, eşitler arasında birleşmenin olabilmesi için, KKTC’nin siyasi alanda sağlayacağı gelişim yanında ekonomisini de güçlendirmesi gerektiğine işaret etti.
Kurumları güçlü bir devlet yapısına çok büyük ihtiyaç olduğuna da vurgu yapan Talat, “Bu hem çözümsüzlük ortamında hem de çözüm şartlarında ihtiyacımızdır. Çözüm şartlarında birleşmenin eşitler arasında ve dengeli bir şekilde olabilmesi için ve Kıbrıs Türk Halkı’nın siyasi eşitliğini tam anlamıyla, fiilen güvence altına almak için gereklidir” şeklinde konuştu.
--“SANCISIZ BİR BİRLEŞME...”--
Bunun, ayrılma hedefi ile ilgili olmadığını, aksine sancısız bir birleşme için şart olduğunu ifade eden Talat, bu konuda şöyle konuştu:
“Bu, ayrılma hedefi ile ilgili değildir. Bu tersine, iyi, güvenilir, kavgasız, gürültüsüz, rahat, sancısız bir birleşme için gereklidir. Bunu sürekli anlatmak lazım. Çünkü, açık ve net olan birşey var; Kıbrıs Türk halkı, 24 Nisan’da ortaya koyduğu iradeyle zaten ayrılmadan yana olmadığını kanıtlamıştır. Ayrılmadan yana hareket eden ne yazık ki Rum yönetimidir.”
Rum tarafının bu tutumunu hala daha sürdürmekte olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Talat, şöyle devam etti:
“ Rum tarafı hala daha şu anda ayrılığı pekiştirmek için ne mümkünse yapıyor. Sadece söylemlerde değil, fiilen uygulayarak da bunu yapıyor.
Kıbrıs Türk ekonomisinin gelişmesinin, Kıbrıslı Türklerin çözüm istememesine yol açacağını iddia ederek, Kıbrıs Türk ekonomisinin gelişmemesini istiyor ve bunun için mücadele ediyor, Mali Yardım Tüzüğü’nün Avrupa Konseyi’nde onaylanmasını bunun için engelledi, deklarasyon şartı getirerek bunun dolaylı olarak olmamasını sağladı.”
--“AYRILIĞI PEKİŞTİRDİ”--
Rum tarafının, Kıbrıs Türk ekonomisinin gelişmesinin Kıbrıslı Türklerin çözüm istemeyeceği anlayışını hakim kılacağını iddia ederek, bir bakıma adada ayrılığı pekiştirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı,
Rum tarafının bu yönde yürüttüğü politikasının dayandığı temel prensibi ise şu sözlerle açıkladı:
“Sürekli baskı altında olan, sürekli aşağıya doğru çekilmeye çalışılan, sürekli gelişmesi engellenen bir toplum, birleşmek için daha güçlü bir şekilde çalışmaktan kaçınma noktasına gider. Dünyanın her yerinde genel eğilim budur.
Eğer bir toplumu siz baskı altına almaya çalışırsanız, ekonomisinin gelişmemesini sağlamaya çalışırsanız, onun bütün hayat damarlarını kesmeye çalışırsanız, o da size karşı tepki duyar ve sonuçta ilişkileriniz gerginleşir.
Halbuki o toplumu desteklerseniz, o toplumun daha iyi bir ekonomiye sahip olmasını sağlamaya çalışırsanız, ona eşit muamele ederseniz, ona üstünlük sağlamaya çalışmazsanız, o toplum da sizinle barış içinde, rahat, bir sorun yaşamadan bir arada varolmayı tercih eder. Bu genel doğrudur.
Bu genel doğrunun dışında, tersinde daha doğrusu, ayrılığı öne çıkaran bir politika güdüyor Kıbrıs Rum tarafı ne yazık ki ve bu politikasını özellikle seçim dönemi yaklaştıkça daha bir açığa çıkarıyor. Bunu Kıbrıs Rum halkına da yaymaya çalışıyor...”
--“BİZ VİZYONUMUZU DEĞİŞTİRMİŞ DEĞİLİZ”--
Rum tarafı ayrılığı savunsa da Kıbrıs Türk tarafının vizyonunu değiştirmediğini söyleyen Cumhurbaşkanı, “Biz, Kıbrıslı Türklerin ve Rumların siyasi eşitlik temelinde birleşmesini savunuyoruz. Bu birleşme, eşitler arasında bir birleşme olacaktır. Eşitler arasında birleşmenin olabilmesi için de bir yandan siyasette bizlere görevler düşerken öte yandan ekonomide görevler düşmektedir...” şeklinde konuştu.